

Taşlar milyonlarca yılda oluşur.
Biz sadece yan yana getiriyoruz.
Zoié, eski Yunancada hayat demek. İsmi seçerken aklımızda tam olarak bu vardı: bir taşın içindeki damar, bir sedefin ışığı, bir incinin düzensiz formu… Hepsi bir zamanlar yaşayan, hareket eden, değişen bir şeyin izi. Bir kolye takarken aslında boynunuzda küçük bir zaman parçası taşıyorsunuz.
Bu yüzden Zoié Studio'da taşları boyamıyor, cilalayıp birbirine benzetmiyoruz. Akiğin çizgisi nereye gidiyorsa oraya gidiyor; turkuazın damarı ne kadar belirginse o kadar kalıyor. Biz sadece hangi taşın hangisinin yanında daha güzel durduğuna karar veriyoruz ve tek tek, elle, ipe diziyoruz.
Her tasarım bir kez yapılıyor. Taşlar bitince o kolye de bitiyor; yerine bir başkası geliyor ama aynısı gelmiyor. Elinizdeki parça, sizden önce kimsenin takmadığı ve sizden sonra kimsenin takamayacağı bir parça.
“Taşı güzelleştirmeye çalışmıyoruz. Zaten güzel. Biz sadece yanına doğru taşı koyuyoruz.”Zoié Studio